
İstanbul Boğazı'nın Bebek, Arnavutköy, Kuruçeşme ve Ortaköy gibi prestijli lokasyonlarında yeni bina arzı son derece sınırlıdır.
Bu nedenle Boğaz hattındaki yeni veya kapsamlı şekilde yenilenmiş yapılar, benzer konum ve manzara özelliklerine sahip eski binalara kıyasla önemli bir fiyat primiyle işlem görmektedir.
Bölgeye, manzara kalitesine ve yapı standartlarına bağlı olarak yeni bina primi genellikle %20 ile %50 arasında değişirken, bazı ultra lüks projelerde bu oran daha yüksek seviyelere ulaşabilmektedir.
Deprem yönetmeliğine uygunluk, otopark, güvenlik, teknik altyapı ve modern yaşam olanakları yatırımcı tercihlerini doğrudan etkilemektedir.
Özellikle Boğaz manzaralı yalı daireleri ve prestij konutlarında yeni yapı talebi, yerli alıcıların yanı sıra uluslararası yatırımcılar tarafından da güçlü şekilde desteklenmektedir.
Tarihi yapı stokunun yoğun olduğu Boğaz hattında yeni proje geliştirme imkanlarının sınırlı olması, mevcut yeni yapıların değerini daha da artırmaktadır.
Aile ofisleri ve ultra yüksek gelir grubu yatırımcılar, yeni nesil Boğaz gayrimenkullerini uzun vadeli servet koruma stratejilerinin önemli bir parçası olarak değerlendirmektedir.
Bu nedenle yeni bina primi yalnızca yapı kalitesini değil, sınırlı arz, küresel talep ve gelecekteki değer koruma potansiyelini de yansıtmaktadır.